Hayalbaz Notlar
- hayalbaztiyatro

- 16 Mar 2019
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 19 Oca

Çocuklar için Tiyatro...
Mehmet Erbil 2006 / 2026 yılları arasında Hayalbaz Tiyatro'nun oyun ve tiyatro anlayışına uygun ve çocuklar için nasıl bir tiyatro yaptığını, deneyim ,tecrübe, öngörü ve araştırmaları sonucu aldığı notlardan oluşan bir bölümdür
#hayalbaztiyatro #hayalbaznotlar #hayalbazoyunlar #mehmeterbil #hayalbaz #istanbuloyuncakmuzesi #örgenseloyun #örgenseltiyatro #drama #mehmeterbilileyaratıcıdramaylamasalatolyesi #yaratıcıdrama #bremenmızıkacılarımutfakta #balerintiti #masalfabrikası #birbavulmasal #kutudanpinokyoçıktı #peynirikimyedi #evvelzamaniçinde #kağıtgemininyolculuğu #karagözündişağrısı #karagözünuzaymacerası #ejdergakocaağız #evvelzamaniçinde
NOTLAR 1
Önsöz
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşına kadar her birey çocuktur.
Ama bu yalnızca hukuki bir tanımdır. Büyük usta Yaşar Kemal’in açıkça söylediği gibi: “Çocuklar insandır.”
Buna rağmen dünyada ve ülkemizde çocuklar, daha hayatın en başında eşitsizlikle tanışmaktadır. Savaşlar, göçler, yoksulluk ve sistematik adaletsizlikler; en ağır bedeli çocuklara ödetmektedir. Bu gerçek, istisna değil, sürekliliğe dönüşmüş bir haldir.
Çocuklar bugün hâlâ en çok ihmal edilen, en az söz hakkı tanınan insanlardır. Çocuk işçiliği, eğitime erişimdeki eşitsizlik ve yoksulluk, çözülememiş toplumsal sorunlar olarak varlığını sürdürmektedir. Bu sorunların kalıcı hâle gelmesi, yalnızca çocukların değil, toplumun geleceğinin de görmezden gelinmesidir.
Ne yazık ki bu kayıtsızlık, çocuklara yönelik sanat alanında da kendini göstermektedir.
Çocuk için üretilen birçok tiyatro çalışması, çocuğu birey olarak ele almak yerine onu oyalayan bir anlayışla şekillenmektedir. Oysa çocuklar için tiyatro yapmak, didaktik bir süsleme değil; etik bir sorumluluk taşır.
Joseph Joubert’in söylediği gibi: “Çocukların nasihatten çok, iyi örneğe ihtiyacı vardır.”
Bu nedenle çocuklara söylenen sözlerden çok, onlar için kurulan sahneler; verilen öğütlerden çok, sergilenen tavırlar belirleyicidir.
Bizler tiyatroyu, çocuğu edilgen bir izleyiciye indirgeyen bir araç olarak değil; düşünen, sorgulayan ve hayal kuran bir bireyle kurulan eşit bir ilişki alanı olarak görüyoruz.
Tiyatro’ nun görevi, çocukları hizaya sokmak değil; onların dünyayla kurdukları ilişkiye alan açmaktır.
İnanıyoruz ki çocukları birey olarak kabul etmeyen hiçbir sanat anlayışı dönüştürücü olamaz. Çocuklara yukarıdan bakan değil, onlarla yan yana duran bir tiyatro; ancak o zaman toplumsal bir karşılık bulabilir.
Bu nedenle gücümüz yettiğince, çocuğu ciddiye alan, hayal gücünü özgürleştiren
ve tiyatronun sorumluluğunu hatırlatan bir anlayışta ısrar ediyor ve etmeye devam edeceğiz.
MEHMET ERBİL
Hayalbaz Tiyatro Kurucusu

Giriş
Hayalbaz Tiyatro
Hayalbaz Tiyatro, çocuklar için tiyatronun hem büyük bir ciddiyet hem de bolca hayal gücüyle yapılması gerektiğine inanır. Bu inançla, sahnesi kahkahayla, atölyesi merakla dolu nitelikli oyunlar üretir.
Biz “Çocuk Tiyatrosu” demek yerine;;
“Çocuklar için Tiyatro” deriz.
Çünkü tiyatronun en iyi, en canlı, en gerçek hâlinin çocukların düşlerinden beslendiğini biliriz. Geleneksel tiyatromuzdan kopmadan, çocuğun yaratıcılığına dokunan, hayal gücünü harekete geçiren özgün işler üretmek için yola çıktık.
Maceramız 2007 yılında, İstanbul’da, sahne arkasından fısıldanan bir cümleyle başladı:“Bizi önemli kişiler izliyor.”
2009 yılında ise Sunay Akın’ın kurucusu olduğu İstanbul Oyuncak Müzesi ile yollarımız kesişti. O günden bu yana oyunlarımızı, oyuncakların hafızası ve çocukların hayalleriyle birlikte büyütüyoruz.
Hayalbaz Tiyatro, bugüne kadar pek çok ulusal ve uluslararası projede ve atölyede yer aldı; yaklaşık 25 tiyatro yapımınısahneye taşıdı. Çocuk oyunları alanında “En İyi Oyun” ve “En İyi Metin Yazarı” ödüllerine layık görüldü.
Ve biz hâlâ aynı heyecanla sahnedeyiz.
Çünkü biliyoruz: Oyun varsa, hayal vardır.
Hayal varsa, tiyatro hep yaşar.
Mehmet Erbil
Hayalbaz Tiyatro Kurucusu

NOTLAR 3
Neden Çocuk İçin Yapılan Tiyatronun Üzerine Yazıyorum?
Çocuklara tiyatro yaparken yada izlerken hep aynı soruya dönüp duruyorum:
Bu sahne gerçekten çocuk için mi kuruldu, yoksa yetişkinin iyi niyetiyle mi?
Zaman içinde izlediğim ve oynadığım oyunlarda şunu fark ettim: Çocuklar sahneyi bizim sandığımız gibi izlemiyor. Metni takip etmiyorlar; ilişki kuruyorlar. Ses tonuna, ritme, bakışa, mesafeye bakıyorlar. aslında bir oyunun “iyi” olup olmadığı, çocuk için çoğu zaman alkışla değil; orada kalıp kalamamasıyla belirleceğimizi gördüm.
Bu yazılar, çocuk tiyatrosunun daha renkli, daha hızlı, didaktik ders verici ya da daha yüksek sesli olması gerektiği fikrine bir itirazdan doğdu. Çünkü gördüm ki; birey yerine koyan, onları düşünen , küçümsemeyen , yavaşlayan, boşluk bırakan, sessizlikten korkmayan oyunlar çocukta çok daha derin bir iz bırakabiliyor.
Yaş meselesi de bu gözlemlerimden biri. “Her yaşa uygun” denilen oyunların çoğunda aslında kimsenin tam olarak hedeflenmediğini fark ettim. Buna karşılık, bazı oyunların — özellikle Hayalbaz Tiyatro’nun yani yaptığım oyunların— yaşsız değil ama yaşlar arasında köprü kurabilen bir yerde durduğunu gördüm. Küçük çocuk oyunda kalabiliyor, büyük çocuk sıkılmıyor, yetişkin ise gerçekten eşlik edebiliyor.
Bu yazılarda oyuncunun sahnedeki duruşunu, ebeveynin salondaki reflekslerini, estetik tercihlerin çocukta nasıl karşılık bulduğunu , çocuğun sahneyi nasıl algıladığını, mizah ve güldürü unsurlarına gösterdikleri tepkiler, pedagojik unsurlara ve interaktif gibi derin kavramları kendi izlenimlerim üzerinden düşünmeye çalıştım.. Bir şeyin “doğru”sunu anlatmak için değil; neden bazı sahnelerde çocukların kaldığını, bazılarında ise koptuğunu anlamak için.
Benim için çocuk için yapılan tiyatro, çocuğa bir şey öğretme alanı değil; çocuğun sanatla güvenli bir ilişki kurabildiği bir alan. Eğer bir çocuk bir oyundan korkmadan, küçümsenmeden, acele ettirilmeden çıkabiliyorsa; o oyun bence işini yapmıştır.
Bu metinler bir eleştiriden çok, bir kayıt gibi okunabilir.
İzlediklerimin, uyguladıklarımın düşündüklerimin ve durup durup aklıma takılanların kaydı.
Çünkü çocuklara yapılan tiyatroda benim için asıl mesele şu:
Çocuk oyunda ne kadar kaldıysa, tiyatro o kadar var olmuştur.
Mehmet Erbil
Hayalbaz Tiyatro Kurucusu







Yorumlar